Son Dakika Haberler

TESETTÜRÜN MODA TARZI

TESETTÜRÜN MODA TARZI
Okunma : 1.474 Kere okundu Yorum Yap

        Tesettür kelimesi Arapça bir kelime olup setr kökünden gelir ve gizlemek-örtmek anlamındadır.   Allah’ın Settar ismi bu kökten gelmektedir. Konumuz açısından değerlendirirsek de tesettür; İslam dininin emrettiği beden kısımlarını emrettiği şekilde örtmek-setr etmektir. Tesettür ile ilgili daha detaylı bilgi için: Nur Suresi 31. Ayet-60. Ayet, Ahzab Suresi 59. Ayet. Ayrıca bununla ilgili daha birçok ayet ve hadis var. Sahabe bayanlar bu ayetler inince, üzerindeki elbisenin fazlalık kısmını yırtıp saçlarını örtmüşlerdir… Onları araştırıp okumak ve anlamak en önemlisi de anladığımızı da uygulamak gerekir. Neyse asıl konuya geleyim.

       Sadece sözlük manasına bakarsak maşallah her yer tesettürlülerle dolu. İslam’ın emri herkesçe kabul gördü mü yoksa? Yok, yok öyle değil. Moda bu moda. Saç-baş setr edilmiş emredildiği gibi lakin gerisi sanki ten rengi dışında bir renge boyanmış beden… Zaten yüz-göz ayrı bir rezalet, tamamen boya. İslam’ın gizlenmesini emrettiği beden hatları, yırtılacakmışçasına dar olan birkaç beze büründürülüp setr(!) ediliyor güya. İslam ne kadar da yanlış anlaşılmış. Bir yazıda okudum ki yazar bu tür giyiniklere “örtülü mankenler” tabirini yakıştırıyor. Evet, ne de güzel ve de yerinde bir yakıştırmaca uygun görmüş. Zaten öyle değiller mi? Dışarı çıkıp kafamızı kaldırdığımızda bunlardan yüzlerce hatta binlercesini görebiliriz. Eyvallah saç-baş kapalı bir teli dahi gözükmez. Yalnız eminim ki onların çoğu o model kendisine yakışıyor diye böyle bir tarz takınıyor. Hani dedim ya “örtülü manken” diye aynen öyle. Hangi modelde-tarzda dikkat çekecekse, insanlar nazarında ne şekilde değer kazanacaksa o tarzı takınıyor hanımefendi. Güya örtünmüş(!) . Be bayan, nasıl ki şu saçını-başını usulünce örtüyorsan aynı şekilde saçtan aşağısını da örtsene, setr etsene. Kendini mensubu saydığın İslam için değil nefsin için, istek-arzuların için örtünürsün. Hadi bu seninle Rabbin arasındaki bir mesele. Bari diğer kısımları da emredildiği gibi ört de bu mesele seninle kul arasına da taşmasın. Belki belki affedilirsin. Bu konuya az aşinalığı olan tek bir kişiye dahi sorsan bu durumu, diyecektir ki: Bu nasıl tesettür anlayışı-bu nasıl tesettür? Yani evet ne yazık ki öyle. Böyle tesettür olmaz. Bizler zaten çok araştırma yapmayan-okumayan insanlarız. Yeni yetişen gençler de o örtündüklerini sanan hanımefendilere bakarak “ha tesettür böyle imiş” diyorlar ve onlar da moda ve heveslerine göre biraz kırparak yeni bir tarz getirip daha rezalet duruma düşüyorlar ve düşürüyorlar tesettür anlayışını. Bayanlar üzerinde değindim bu konuya lakin kimi erkeklerin de bu konuda bu bayanlardan ayrı kalır yanı yok.

      Kısacası ya düzgünce tesettürüne bürün ne aşırı ne eksik. İslam’ın emrettiği ölçüde. Ya da bırak şu yalan-yanlış tesettür algını da açık kal. Açık kal ki tesettür anlayışı bozulmasın her ne kadar sen bozulacak olsan dahi… Bir atasözü ile özetlemek isterim: Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin.  Güt ki deve nasıl güdülürmüş görsünler yahut git ki bu diyar ve deve sağlıklı kalsın…

 

                                                                                                   İbrahim Halil Doğan…