Son Dakika Haberler

MEMLEKET

MEMLEKET
Okunma : 1.392 Kere okundu Yorum Yap

“Bülbülü altın kafese koymuşlar, ille de vatanım demiş.” Memleket özlemini böyle ifade etmiş atalarımız. İnsanlar değişen dünya, gelişen ekonomi, yaşam standartlarının değişmesi, kaynakların yetersizliği, nüfus artışı gibi nedenlerle doğdukları, büyüdükleri memleketlerinden çok uzaklara gitmek zorunda kalabiliyorlar.

Gittikleri yerlerde daha iyi koşullarda çalışma ve yaşam imkânı buldukları zaman ise oraya yerleşiyorlar ve artık memleketleri orası oluyor. Sonra, biraz da mecburiyetten yerleştikleri yeri sevmeye alıştırıyorlar kendilerini ama elde edilen en pahalı kazanımlar bile o doğup büyüdükleri yerin özlemini bastıramıyor. Her geçen yıl biraz daha büyüyor doğup büyüdükleri yere yani memleketlerine olan özlemleri.

O zaman da şöyle bir ikilem çıkıyor ortaya “Doğduğun yer mi? Yoksa,doyduğun yer mi memleketindir?” bu soruyu şimdi adını hatırlayamadığım eğitimi için doğduğu yerden ayrılan ve başka yerde yaşayan ünlü bir yazara sormuşlar. Yazar, ikisi de değil “memleket dut ağacından düştüğün yerdir” diye cevaplamış. Gerçekten de insanlar çocukluğunu yaşadığı yerleri unutamıyor. Kendisini çocukluğunun geçtiği yerlere ait hissediyor. Oradan kopamıyor. İçinde kalan bu sevgi ve özlemini yaşatmak için iletişim olanaklarının verdiği imkânlar ölçüsünde telefonla, mektupla zaman zaman da tatillerde giderek devam ettiriyor bağlılığını. Ama bunların hiç biri onu memleketiyle ilgili özlem ve düşüncelerini paylaştığı insanlarla aynı ortamda olmak, oradan aldığı bir haber ya da oraya ait bir ürüne sahip olmak kadar mutlu etmiyor.

 

Memleket isterim

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

 

Memleket isterim

Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

 

Memleket isterim

Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;

Kış günü herkesin evi barkı olsun.

 

Memleket isterim

Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;

Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

 

Cahit Sıtkı TARANCI

 

Nevzat KIZKIN

Aralık 2007-Ankara