Son Dakika Haberler

GÜZEL ÜLKEMDE KONU EĞİTİM OLUNCA!

GÜZEL ÜLKEMDE KONU EĞİTİM OLUNCA!
Okunma : 1.515 Kere okundu Yorum Yap

Eğitim mevcut toplumsal, iktisadi sisteme göre biçimlenir. Eğitim, sağlık, hukuk  gibi öğeler toplumsal yaşamdan soyutlanamaz. Kapitalist iktisadın temelinde bireycilik yatar. Özel teşebbüse göre kurulu bir düzende yetişen çocuklar bilgi, bilim vs. için değil kısa yoldan parayı vurmak için okula gider. Eğitim de bunu sağlar insanlara… En azından bir ÖSS de başarı için binlerce insanı geçmek zorundasınız… Kişisel rekabet düzeni demek ki eğitimde buna uygun gençlik yaratıyor. Toplumsal bilgiye refaha dayalı düzende eğitim ileri bir niteliğe kavuşur. Ama, öyle bir düzeni istemekte suçtur… O zaman keyfimize bakalım! Zaman kötü gençlik hülyalarda, ama şunu eklemeden de geçmeyim; şimdiki genç kuşak daha önceki kuşaklara göre daha bilinçli ve daha akıllı ancak okumak araştırmak yerine TV, bilgisayar, telefon  kullanılıyor şu genellemeyi de yapabiliriz aslında gençlik çok pasif…

Bunların birçok sebebi var aslında, benim hep şu düşüncem oluşmuştur; eğitim insanlara verilirken çağın getirdiklerine göre ve yeniçağa göre o düzeyde verilmelidir ki düzeni hiç bozmayıp insanları aynı şekilde yetiştirebilsin eğitebilsin, eğitimin kökeni aileden gelmektedir. Teknoloji geliştikçe ailelerin bakış açıları bölümlere ayrılmaktadır insanların okullarda aldıkları veya okuyup okumadıkları sadece eğitim adı altında toplanamaz,  toplanmamalıdır.

İnsan eğitiminin yukarıda da bahsettiğim gibi en önemli unsurlarından bir tanesi ailedir. Ne yazık ki ailelerimiz eski imkânlarını gözü önüne alarak ben böyle yaşadım çocuğum böyle yaşamasın havasında oldukları içinde, her türlü imkânı sağlamaktadır; dikkat edersiniz ki günümüzde imkânı olmayan insanlardan başarı alabiliyoruz çoğunluk olarak imkanı olan bireylerden ise verimsizlik alıyoruz. Çünkü aileye güven olduğu sürece bir çocuğun bir kişinin gelişimi eğitimi söz konusu değildir.

Ülkemizdeki eğitim mantıki olarak değişmedikten sonra eğitim sektörü geride kalmaya devam edecektir.

Mevcut eğitim modelinde eğitimci anlayıştan yoksun, Kendini geliştirmekten aciz, sadece dersimi bitirip çıkayım havasında… Doğru dürüst ve işini severek yapan eğitimciler azdır. Sonuçta değinmek istediğim Neyi ekersek onu biçeriz. Ektiğimiz belli, şimdi biçme aşamasındayız… Ülkemizde onca yüksek tahsil yapan insan var ama ne yazık ki üreten bir toplumun temelleri atılamamıştır. Nedendir bilmiyorum ama kamuda çalışmak üzere yerleşen her kim olursa alımların %100 oranının sadece az bir kısmı iş verimliliğini göstermektedir. İşte;

‘’Bugünkü beşerin kapital kavgasında gözler kör, kafalar kısır, İnsanlar yük altında hasır oluyorlar. Oturacak yer ararken kendisi oturulacak malzeme oluyor.’’

Böyle bir ortamda kitabı kim alır, kim okur!

Ecdadımızın mum ışığında yazmış olduğu eserleri, bugünkü, yükseköğrenimini yapmış bulunan gençlerimiz 150 mumluk ampul ışığı altında okuyamamaktadır.

Eğitim olmaktan çıkmış her türlü manevi değerlerimizi öğüten ve eriten bir kuruluş haline gelmektedir.’’

 

‘’Unutmayalım ki sırtını devlete dayayan birey değil, devletin sırtını dayadığı bireyler yetiştirmeliyiz.’’

 

 

Gökhan DOĞAN