Son Dakika Haberler

DUT MEYVESİ HAKKINDA AKADEMİK ÇALIŞMA YAPILDI

DUT MEYVESİ HAKKINDA AKADEMİK  ÇALIŞMA YAPILDI
Okunma : 124 Kere okundu Yorum Yap

Yüksek Ziraat Mühendisi Emine Betül Aytop tarafından hazırlanan yüksek lisans çalışması Tut İlçemiz oldu

2016-2017 yılları arasında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü öğrencisi Emine Betül AYTOP tarafından  “Adiyaman İli Tut İlçesinde Yetişen Bazı Dut Genotiplerinin Fenolojik Ve Pomolojik Özelliklerinin Belirlenmesi” adlı yüksek lisans tez çalışmasını Kadir Dursun’a Ait Dut Bahçemde kaleme aldığını öğrenildi

Dut Meyvesi ve ilçemiz hakkında bilimsel bilgiler veren Emine Betül Aytop gelin hep beraber bakalım

 

Türkiye’de 66.647 ton üretimi olan dut, Adıyaman’da 1.878 ton ve Tut ilçesinde ise 485 tonluk bir üretim miktarına sahiptir (Anonim, 2008- 2018). Gününmüzde dut taze tüketiminin yanı sıra işlenmiş ürünlerinin de besleyici özelliği sayesinde önemli bir potansiyele sahiptir. Özellikle son yıllarda karadut birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır.

Adıyaman’ın Tut ilçesinde ise dut üretimi önemli bir yere sahiptir. Adıyaman’daki 2165 dekar alanın 1900 dekarı Tut’da bulunmaktadır. Adını da dut meyvesinden alan ilçede dut en önemli geçim kaynağını oluşturmaktadır. Taze, kuru, pekmez ve daha birçok işlenmiş ürünü üretilmektedir. İlçede ayrıca ilk kapama bahçeler oluşturulmuştur. Ve bu bahçedeki bitkiler çeşit özelliği taşımamaktadır, tohumdan çoğaltılmıştır.

Tut ilçesi Torosların uzantısı olan Güney Torosların eteklerinde Akdağ’ın güneyinde yer alır. İlçenin kuzey kesiminde yayla iklimi görülürken güney kısmında ılıman bir iklim görülmektedir. Yazları sıcak ve kurak kışları yükselti nedeniyle soğuk ve 14 karlı geçmektedir. Toprak yapısı kinli tınlı yapıda olup, pH değeri ise 6-7 arasındadır. İlçenin rakımı 1400 m’dir

 

Çalışma Adıyaman ili Tut ilçesinde bulunan plantasyonlarda yetişen Beyaz dut (Morus alba L.), Mor dut (Morus rubra L.) ve Karadut (Morus nigra L.) türlerinin performanslarını belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Bu amaçla her üç türe ait ağaçlarda fenolojik gözlem yapılmış, meyve örnekleri alınarak pomolojik analizlere tabi tutulmuş (meyve ağırlığı, meyve eni, meyve uzunluğu, meyve sap kalınlığı, meyve sap uzunluğu, pH ve Suda Çözünebilir Toplam Kuru Madde miktarları) ve meyvelerin antioksidan kapasiteleri incelenmiştir.

Yapılan çalışmaların sonuçları üç dut türü arasında yaprak büyüklükleri ve meyve özellikleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğunu ortaya çıkarmıştır. Meyve ağırlığı, meyve boyu ve meyve eni yönüyle mor dutta en yüksek değerlere (sırasıyla; 7,1 g, 38,5 mm, 17,7 mm) ulaşılmıştır. Meyve ağırlığı açısından karadut (3,1 g) ve beyaz dut (2,6 g) arasında istatistiksel olarak bir farklılık olmadığı belirlenmiştir. Beyaz dutun meyve uzunluğu karadutun ise meyve eni bakımından nispeten daha yüksek değerlere ulaştığı saptanmıştır. Ayrıca iki yıllık veri ortalamalarına göre dut türlerine ait meyvelerinin Suda Çözünebilir Toplam Kuru Madde miktarları içeriklerinin % 14,8 -23,8 arasında ve pH değerlerinin ise 3,3-6,0 arasında değiştiği tespit edilmiştir. En yüksek Suda Çözünebilir Toplam Kuru Madde miktarları   ve pH değerleri beyaz dutta (sırasıyla; % 23,8 ve 6,0) saptanmıştır. Beyaz dutu Suda Çözünebilir Toplam Kuru Madde miktarları  bakımından karadut (%21,4), pH değeri bakımından mor dut (4,7) takip etmiştir. İki yıllık ortalama değerlere göre; Karadutta birinci ve ikinci hasat dönemlerinde toplam fenolik içeriklerin sırasıyla 268,2 ve 179,9 mg GAE / 100g ext, mor dutta ise 198,6 ve 252,2 olduğu tespit edilmiştir. Beyaz dutta ise her iki hasat döneminde en düşük değerlere ulaşılmıştır (sırasıyla; 81,0 ve 73,0 mg GAE/100 g ext). Dolayısıyla genel olarak kara ve mor dut türleri beyaz duta göre daha yüksek antioksidan kapasite göstermiştir. Daha detaylı sonuçlara ihtiyaç olmakla birlikte çalışmayla elde edilen sonuçların ileride yapılacak olan pomolojik ve ıslah çalışmalarına kaynak oluşturabileceği kanaatine varılmıştır.

Dut gerek gıda amaçlı, gerekse gıda amaçlı olmayan tüketim imkanlarına olanak sağlaması dolayısıyla hem insan sağlığı açısından hem de ülke ekonomisine katkısı bakımından önemli mevye türlerinden biridir.Ülkemiz dutun anavatanlarından ve doğal yayılış alanlarından bir tanesidir.

Üretim miktarının çok olmasına rağmen endüstriyel olarak meyvelerden yeterince yararlanılamamaktadır. Dut Türkiye’de daha çok geleneksel olarak pekmez olarak kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra karadut ve kırmızı dut çeşitleri az miktarda ticari olarak reçel endüstrisinde kullanılmaktadır (Akbulut ve ark., 2006).

Dut meyvesi taze ve kurutularak tüketildiği gibi, meyvesinden pekmez, reçel, pestil, dut ezmesi, dondurma imalatı, cevizli sucuk, sirke, meyve suyu konsantresi, ispirto gibi ürünlerde elde edilir. Diğer ülkelerde ise meyveler taze ve kuru olarak tüketiminin yanında ekmek, çörek, puding, dut şarabı ve dondurma yapımında kullanılır (Lale ve Özçağıran, 1996; Machii ve ark., 2002; Martin ve ark., 2002).

Dut ağacının ülkemiz ekonomisine ipek üretiminden başka, daha birçok katkısı bulunmaktadır. Bu nedenle dut ağacına sadece ipek böceği yemi gözüyle bakılmamalıdır. Dut yaprağı, küçük ve büyük baş hayvanların beslenmesinde taze ve kuru yem olarak kullanılır (Yaltırık ve Asuman, 1994)

Ayrıca dut yapraklarından hazırlanan çay, kan basıncını düşürmekte ve sakinleştirici etki meydana getirmektedir. Bunun sebebi, içerdiği gamma[1]aminobutirikasittir. Bu asit,dut yaprağında yeşil çaydan on kat daha fazla mevcuttur. İçermiş olduğu deoksinojirimisin ile de kan şekeri seviyesini düşürücü etkiye sahiptir. (Machii ve ark., 2002).

Makalenin tamamını okumak ve indirmek için tıklayınız

https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=i-0hQGKYv78yw7JUExbBQQ&no=ytX3CUAbDG_7znzgP5Gs7A