Son Dakika Haberler

AVRUPA “DA DEMOKRASİ

AVRUPA “DA DEMOKRASİ
Okunma : 1.048 Kere okundu Yorum Yap

Tut Haber köşe yazarı Mahmut Arslantaş Avrupa’da Demokrasi yazısı

Demokrasisi az gelişmiş Türkiye’ ye demokrasi salvolarının bini bin para havalarda uçuşuyor. Adeta şamar oğlanına dönmüş memleket ve Avrupa’nın her köşesin de ki vatandaşları vurun kahpeye sahnelerini perde, perde figüranı yapılmaktadır. Avrupa da ki Demokrasi ve insan hakları devlet olmanın ilkeleri ve insan değerleri sadece kendileri söz konusu olunca bu ilkelerin gerekliliği önem arz ediyor.Biz Avrupa’nın çeşitli Devletlerinde yaşayan vatandaşlar üzerinden Türkiye’yi dövüyorlar!
Aşağıda ki demokrasi manzaralarından yansıyan sületi sadece birkaç günlük Su’nun yüzünde ki böğ et parçacıklarından sadece bir kaçı.
Onlarca Türk asıllı Eyalet ve Federal Milletvekillerinden en ilki, Yeşiller Eş Başkanı, Federal Millet Vekili Cem Özdemir. Öncülüğünü yaptığı Ermeni Soykırım Tasarısını Federal Meclis de kabulünü sağlayan kişi. Demokrasi salvosu yaptı!
Köln’de ‘Darbeye Karşı Demokrasi Platformu’nun 27/07/16 pazar günü düzenleyeceği miting, Alman siyasetçilerde ve Alman medyasında kaygılara neden oldu. Alman siyasetçiler mitingi, Türkiye’deki sorunların Almanya’ya taşınması olarak görüyor.
MİTİNGE sert tepki gösteren CSU Genel Sekreteri Andreas Scheuer, Spiegel Online’a, “Türkiye iç siyasetine angaje olmak isteyenler, memnuniyetle ülkemizi terk ederek Türkiye’ye geri gidebilirler” dedi.
Almanya’da gösterileri yasaklamanın zor olduğuna dikkati çeken CDU İç Politika Uzmanı Wolfgang Bosbach, ancak şiddete ilişkin ciddi emareler varsa gösteri yasağının değerlendirilebileceğini ifade etti.
SPD İç Politikalar Sözcüsü Burkhard Lischka, gösterinin Almanya’daki Türkler arasındaki bölünmeyi derinleştirmesinden kaygılı duyduğunu söyledi.
DW Türkçe’ye konuşan Türkiye uzmanı Udo Steinbach, Almanya’da yaşayan Türklerin, kendilerini ifade etmek için gösteri yapma imkan ve hakları olduğunu belirtti ancak bu gösterilerin ‘barışçıl’ olması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’de 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimini protesto amacıyla sokaklara çıkan, evlerine, işyerlerine Türk bayrağı aşan Türklere karşı Avusturyalı siyasilerden tepkiler yağıyor. Türkler ise ne tepkileri, ne de bayrak yasağını dikkate almayacaklarını söylüyor.
AVUSTURYA Başbakanı Cristian Kern, Dışişleri ve Uyumdan Sorumlu Bakan Sebastian Kurz, Adalet Bakanı Wolfgang Brandstetter, İçişleri Bakanı Wolfgang Sobotka başta olmak üzere iktidar partisi ve muhalefet partileri dahil tüm siyasi partiler, Türkiye kökenlilerin darbe girişimine karşı yaptıkları protesto gösterilerini eleştirdi. Siyasiler, “Türkiye’deki iç siyasetin Avusturya topraklarına taşınmaması gerektiği” yönünde açıklamalarda bulundu.
‘TÜRK BAYRAKLARINI KALDIRIN

Siyasilerin bu çıkışları sürerken Wienerstadt Belediye Başkanı Klaus Schneeberger daha radikal bir çıkış yaparak “Şehrimizde Türk bayraklarının evlere, balkonlara asılmasını istemiyoruz” dedi. Belediye evleri, kooperatifler ve diğer apartman yöneticilerine açık bir mektup yazan Schneeberger, evlere ve balkonlara asılan Türk bayraklarının kaldırılmasını istedi. Türk bayrağı asılmasının Türkiye siyasetinin Avusturya’ya taşınması anlamına geldiğini söyledi.28-07-2016 tarihli basın-
Almanya Başbakanı Angela Merkel’in partisi CDU milletvekili Jens Spahn, Almanya’da yaşayan çifte vatandaş Türkiye kökenlilerin hangi ülkeye ait olduklarına karar vermesi gerektiğini söyledi.
Köln’de pazar günü yapılacak darbe karşıtı gösteri nedeniyle çifte vatandaşlık konusunu tartışmaya açan Spahn, “Kimin kalbi Erdoğan için atarsa, kim Erdoğan ve AKP için sokağa çıkarsa, bunu en iyisi Türkiye’de yapsın” dedi.
Tagesspiegel gazetesine konuşan Jens Spahn, Almanya’da çifte vatandaş olan Türklerin hangi ülkeye bağlı olduklarına karar vermeleri gerektiğini söyledi. Spahn, “İki ülkenin çıkarları, hedefleri ve prensipleri çatıştığında, Almanya’da yaşayan Türkler gibi kalabalık bir grup hangi ülkeye bağlı olduğuna karar vermede zorlanıyor ve ikilem durumunda Erdoğan yönünde karar veriyorsa, Almanya bu durumda hakları talep etmeli” diye konuştu.
‘DEVLETİMİZİN BAŞI JOACHİM GAUCK

Alman vatandaşı olmak isteyen birinden nerede durduğuna karar vermesini beklemenin doğal olduğunu kaydeden Spahn,”Kim hukuk devleti istiyorsa, basın, din ve ifade özgürlüğü gibi temel haklara değer veriyorsa, o kişi Alman vatandaşı olmayı hak ediyor” dedi. Spahn, şu ifadeleri kullandı:
”Ancak kimin kalbi Erdoğan için atıyorsa; kim onun Türkiye’yi yeniden güçlü ve gururlu yaptığını düşünüyor, onun ve AKP için sokağa çıkıyorsa, bunu Türkiye’de yapsın, Köln’de değil. Bu kişilerden bir karar vermesini talep etmeliyiz. Bizim devletimizin başı Joachim Gauck.”
İsveç, 15 Temmuz darbe girişimiyle “sağlam bağlantıları” olan sığınmacıları iltica başvuruları reddedilse dahi Türkiye’ye geri göndermeyeceğini açıkladı.
Biz Türklere karşı temel konu Türkiye de ki problemleri her hangi bir Avrupa da yaşadıkları devlet sınırlarına taşımamak, dilekleri ve temennileri bunlar Avrupalı politikacıların gayet de yerinde ve haklı bir uyarı değil mi! Peki Almanya Parlamentosuna önerge olarak getirilen ve oy çokluğu ile kabul gören Ermeni soykırım tasarısı acaba ‘Almanya’nın ve Avrupa’nın diğer devletlerinin iç meselesiyle ne ilgisi olur ki ! Daha doğrusu biz Türk asılı vatandaşlar mı gündeme getirdik de önerge verdik!
Peki Bu tasarıya öncülük eden Türk asılı politikacı Cem Özdemir ne alaka acaba! Hatırlayalım
Türkiye soykırım yaptı, bir milyon Ermeni’yi katletti diyen Türk yazar Nobel ödülü almıştı! Şimdi ise Cem Özdemir Önümüzdeki seçimler de Yeşiller partisinin en kuvvetli başbakan adayı yani kendisini tamda rüştünü ispat etmekte!
İşlerine gelirse Türkiye Avrupa kriterlerini kabul ettiği için her şey demokrasi, İşlerine gelmezse de ”Düşmanımın düşmanı dostumdur” politikası güdüp demokrasiyi kendi tekellerinde sananlar, Darbeye direnenleri sırf Tayip Erdoğan taraftarı sanıp, binlerce rütbeli ve rütbesiz Atatürk neferini görmezden gelmekteler.
Niye taraf tutmak zorundayız! en küçük şeyde kapıyı gösterip, uyum nasıl olacak! yani illaki Alman yada Avusturya, İsveç aşırı milliyetçisi ve AKP arasında tercihe zorlanıyoruz. Hani evrensel demokrasi hani dünya vatandaşı kavramları nerede kalıyor. Kısacası ”Uç da yatıp, Ortada bulunmak” değil, ortada  yatıp ortada bulunmak hepimizin hakkı.